image.jpg

Derginin Adı: TESAM AKADEMİ
Cilt: 2015/1
Sayı: 1
Makale Başlık: BIR TAHAYYÜL OLARAK KÜLTÜREL TRAVMA VE “SOYKIRIM” RETORIĞI
Makale Alternatif Dilde Başlık: Cultural Trauma and “Genocide” Rhetoric as an İmagination
Makale Eklenme Tarihi: 17.02.2015
Okunma Sayısı: 1
Makale Özeti: Son dönemlerde “soykırım” iddiaları Diaspora’nın öncülüğü ve Ermenistan devletinin büyük katkılarıyla ciddi bir uluslararası kamuoyu oluşturma retoriğine dönüştürülmüştür. Bir tarafıyla “soykırım” iddiaları tarih ve ulusal kimliğin belirleyici unsuru olarak görülmekte, diğer tarafıyla ise küresel siyaset açısından etkin bir propaganda aracı şeklinde kullanılmaktadır. Makale kapsamında yapılan analiz, bu genel görünümü içerisinde “soykırım” söyleminin sosyolojik arka planına ışık tutmaya çalışmaktadır. Çünkü ortak hafıza ve kolektif kimlikle ilgili herhangi bir büyük söylem, olayın temsil sürecine aktarılmasıyla kazandığı toplumsal anlamla alakadar bir meseledir. Olaylar değil, onların toplumsal temsile yansıyan görünümleri anlam üretirler. Bu ilişkisellikte “soykırım” retoriği, Ermeni topluluğu üyelerinin ‘1915 olayları’ nedeniyle maruz kaldıklarını düşündükleri travmatik etkilerin anlamının sosyolojik inşa sürecine yansıtılmasıdır. Retorikle ilgili toplumsal algıların oluşmasına etki gösteren sosyo-kültürel etkenler irdelenmelidir. Bu perspektiften ele alınan konu “kültürel travma” kavramsallaştırması çerçevesinde çözümlenecektir.
Alternatif Dilde Özet: Alleged “genocide” claims, backed by the leadership of Armenian Diaspora and government, have recently become an increasingly significant rhetoric in international public opinion. Such claims constitutes a major determinant of history and ethnic identity nexus on one hand, while on the other hand serve as an effective propaganda in global politics. This study provides an analysis of “genocide” discourse thereby shedding light on its sociological background. Grand narratives about common memory and collective identity impose a social importance and meaning to events at representation phase. In this context, the study implies that the rhetoric of “genocide” is a product of reflection of the traumatic effects supposedly experienced by Armenian community during “1915 events”. It is encouraged to conduct more studies on determination of socio-cultural impacts forming collective perceptions about the rhetoric concerned. Scientific approach on the subject of the study is based on the concept of “cultural trauma”.

PDF Formatında İndir

Download PDF